İstanbul'da saat: sanalbasin.com üyesidir
Yazı Detayı
15 Ekim 2020 - Perşembe 14:10 Bu yazı 503 kez okundu
 
Cumhuriyet, Demokrasi, Laiklik ve Başka Bir Dünya Mümkün
Uğur Deliktaş
 
 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı yaklaşırken Cumhuriyet tarihinin biraz geçmişine bakarsak eğer , 1922 'de saltanat kaldırılmıştı. 

Mustafa Kemal Atatürk, ortak aklı değil aykırı aklı kullandı ve cumhuriyet böyle kuruldu.

1923 'de Cumhuriyet ilan edilmişti ancak genç Cumhuriyet 'in eksikleri vardı bunlar ise aşama aşama ilerleme kaydederek gelişecekti.

Cumhuriyet Devrimlerini  çeşitli bir şekilde sıraya koyarsak eğer :

*1924 'de halifelik kaldırıldı.
*1924 'de medreseler kaldırıldı. 
*1924 'de şeriat hukuk mahkemeleri kapatıldı.
*1925 'de Tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı.
*1925 'de şapka ve kıyafet devrimi yapıldı.
*1925 'de aşar vergisi kaldırıldı.
*1925 'de takvim, saat rakam ve ölçüler değişti. 
*1928 'de harf devrimi yapıldı. 
*1928 'de devletin İslamcı olduğu madde anayasadan kaldırıldı.
*1930 'da kadına seçme ve seçilme hakkı verildi.
*1930 'lu yıllarda ise din dersleri kademeli olarak  okullardan kaldırıldı.
*1934 'de soyadı kanunu getirildi ve lakap ile ünvanlar kaldırıldı. 
*1935 'de hafta sonu tatili cuma gününden pazar  gününe alındı.
*1937 'de ise anayasaya Laiklik maddesi getirildi.

Tüm bunlar modernleşme, uygarlaşma, çağdaşlaşma ve sosyal bir hukuk devleti olmak adına aynı zamanda  Cumhuriyet, Demokrasi ve Laiklik için yapılmıştı.

Uğur Mumcu 'nun dediği gibi " Hem teokrasi , hem  Laiklik ( Laisizm) olmaz".. bu söz ile tüm çelişkileri ve  çarpıklıkları ile herşeyi özetlenmiş olarak ikisinin bir arada yürümeyeceğini belirtelim...

Sosyolojik açıdan ele aldığımız zaman Uğur Mumcu 'nun bu sözü 21. Yüzyılda ise  geçerliliğini korumaya ve haklılığını sürdürmeye devam etmektedir ve edecektir. 

Ne yazık ki üzülerek belirtmekteyiz ki :
Bugün ise 21. Yüzyılın  dünyasında tüm aydınlanma değerleri ve ilerici kazanımlar ise  gerilemektedir.
Günümüzde tarikatlar ve cemaatler ayrı bir değer kazanmış durumda.
Diyanet işleri ise her geçen gün sivil yaşama yönelik çeşitli söylemleri ile yurttaşın yaşamına yön vermeye çalışarak din kisvesi adı altında toplumu dizayn etmeye çalışmaktadır.
Anayasaya sürekli aykırı davranılmakta ve tam bu nedenle Laiklik ilkesinin ne kadar önemli olduğunun anlamanın zamanıdır.

Diğer bir soru işareti ise ,
Despot / Totaliter  rejimler 21. Yüzyılda varlığını sürdürecek mi ?
Bizim açımızdan  baktığımız zaman varlığını sürdürmesi çok zor gözükmektedir. Özellikle tüm dünyada gençlerde ve kadınlarda bir umut ve bir direniş görüyoruz.

Türkiye 'de 1950 yılından  sonrasına baktığımız zaman  aralıksız olarak 70 yıldır sağ yönetim hakimiyeti vardır.
Türkiye 'de ve Dünya 'da 
Sol , kendini yenileyip yeni zeminler ve yeni söylemler yaratabilecek mi ?

Öncelikle şunu belirtelim ki:
Neo - Liberal düzen belirli aralıklarla kriz dönemleri yaşamaktadır.
Corona / Pandemi süreci ile birlikte  tüm dünyada ki ülkeler ekonomik krizden etkilendi.
Dünya da ki bir çok ülkede Neo - Liberal düzeni sosyal devlete ve özeliklle Neo - Liberal ülkeleri kamucu anlayışa yöneltti.
Bu nedenle yönetim süreçleri Sol anlayışa evrildi.
Öyleyse çözüm artık Sol 'da..

İnsanca yaşam ve özlem  talepleri ise insani bir haktır çünkü insan haklarıyla insandır..

Amerika kıtasında  Sanders'in ve Avrupa kıtasında Corboyn 'un ilerici tutumları ve  çıkışları gençleri etkilemektedir ve gençlerden büyük destek almaktadır.
İskandinav 'da ise  Finlandiya Başbakanı ve  Sosyal Demokrat Parti lideri Sanna Marin ,  geçtiğimiz günlerde çok cesur açıklamalarda bulundu ve dedi ki 
" Uluslararası işçi hareketinin bir parçasıyız. Yurttaşlarımızın daha iyi çalışma ve yaşam  koşulları adına çalışma saatlerini günlük  6 saate çekme kararını almayı düşünüp dünyayı değiştirmek istiyoruz "..  

Dünya 'da yükselen insanca yaşam talepleri  özellikle yeni neslin   Sosyalizm 'e yöneliyor olmasının izlenimleri ise  21. Yüzyılda nasıl bir Sol / Sosyalizm tartışmalarının kapılarını açacaktır.

Ancak şunu unutmayalım ki :
Türkiye değişirse bölge değişir ,bölge değişirse , dünya değişir tam bu nedenle her zaman cesurca ve umutla  yüksek bir sesle " Başka Bir Dünya Mümkün " demenin zamanıdır..

Öyleyse hep bir ağızdan seslenelim : 

" Başka Bir Dünya Mümkün " ..

 

 
Etiketler: Cumhuriyet,, Demokrasi,, Laiklik, ve, Başka, Bir, Dünya, Mümkün, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı